Hikayemiz & Misyonumuz
Bir rüyanın gerçeğe dönüştüğü, tutkuların misyona evrildiği hikayemizi keşfedin
Her Şey Bir Rüyayla Başladı
2018'de İstanbul'da bir reklamcıydım. Başarılı, ama mutsuzdum. Hayatımın dönüm noktası, arkadaşımın "Gel Bali'ye gidelim" teklifiydi. O an bilmiyordum ki, bu teklif hayatımı tamamen değiştirecekti...
İstanbul'da Kaybolmuş Ruh
İstanbul'da yaşıyor, klasik bir iş hayatım vardı. Başarılı sayılırdım ama her sabah kalktığımda aynı sıkıntıyı hissediyordum: "Bu mu hayat?" Şehrin koşuşturması içinde, uzaklarda başka dünyalar olduğunu biliyordum.
Hafta sonları kaçamak gezilere çıkıyor, doğayla baş başa kalıp ruhumu besleyebileceğim yerler arıyordum. Ama hep aynı sorular kafamda dönüyordu: "Acaba dünyanın diğer ucunda nasıl yaşamlar var? Ben neden burada sıkışıp kaldım?"
"Hayat sadece para kazanıp günlük rutinleri yaşamak mı? Benden daha fazlası olmalı..."
- Esat Can, 2017 günlüğünden
İstanbul'daki hayatım - henüz gerçek tutkumu bulamamıştım
Tegenungan Şelalesi'ndeki ilk "WOW" anım - işte burada her şey değişti
Bali'de Ruhun Uyanışı
Denpasar Havaalanı'ndan çıktığımda ilk nefes aldığımda, her şey farklıydı. Havanın kokusu, insanların enerjisi, doğanın sesi... Sanki başka bir gezegende uyandım. İlk durağımız Tegenungan Şelalesi'ydi. O muhteşem şelaleyi gördüğümde gözyaşlarım geldi.
Ama asıl değişim, yerel bir aileyle tanıştığımızda oldu. Made adında bir adam, bizi evine davet etti. Ailesinin sıcaklığı, sadelik içindeki mutlulukları, doğayla olan uyumları... İşte o gece anladım: Ben yanlış hayat yaşıyormuşum.
"İlk kez anlam dolu bir hayat gördüm. Para değil, deneyim. Rekabet değil, uyum."
- Made'nin evindeki ilk gece17.000 Adanın Çağrısı
İkinci gelişimde sadece Bali'de kalmadım. Java'ya geçtim, Borobudur'da gün doğumunu izledim. Yogyakarta'da Sultan Sarayı'nı gezdim, yerel sanatçılarla tanıştım. Her ada bambaşka bir kültür, bambaşka bir deneyimdi.
Komodo'ya gittiğimde, ejderlerle karşılaştığımda, Pink Beach'te dalış yaptığımda... Artık kesinlik kazanmıştım: Bu ülke sadece bir tatil destinasyonu değil, yaşam felsefesi öğreten bir okul. Ve ben bu okulu insanlara tanıtmalıydım.
O sırada Papua'daki Baliem Vadisi'nde Dani kabilesiyle yaşadığım bir hafta, hayat anlayışımı kökten değiştirdi. Teknolojiden uzak, doğayla iç içe, gerçek topluluk ruhunu gördüm.
"Bu adalarda modern yaşamın kaybettiği değerleri buldum: Zaman, sabır, doğallık."
- Papua günlüğümden
Dani kabilesiyle geçirdiğim o unutulmaz hafta - en büyük öğretmenim
Bahasa Indonesia öğrenirken - yerli dostlarım en iyi öğretmenlerimdi
Yerli Olma Süreci
Artık karar vermem gerekiyordu: Ya İstanbul'daki güvenli hayatıma dönecektim, ya da Endonezya'da kökleşeceğim. Kararımı verdim. Bahasa Indonesia öğrenmeye başladım, yerel arkadaşlıklar kurdum, kültürü içimden yaşamaya başladım.
En zor kısmı, ailemle arkadaşlarımın tepkisiydi. "Çıldırdın mı?" dediler. "Kariyerini mahvediyorsun!" Ama ben ilk kez hayatımda ne istediğimi biliyordum. Bu adalarda bulduğum huzuru, öğrendiğim yaşam derslerini başkalarıyla paylaşmalıydım.
Sumatra'da orangutanlarla geçirdiğim zamanlar, Maluku'da geleneksel tekne yapımını öğrendiğim aylar... Her deneyim beni daha da köklü bir Endonezya aşığı yaptı.
"Artık turist değildim. Endonezya benim evim, bu insanlar ailem olmuştu."
- İlk yerleşim yılımEndonezya'dan Türkiye'ye İlk Turlar
İlk başta tam tersi bir işle başladım: Endonezya'lıları Türkiye turlarına çıkarıyordum. Yerel Endonezya halkına Türkiye'yi tanıtmak için özel turlar düzenliyordum.
Bu deneyim bana grup dinamiklerini, organizasyon süreçlerini, insanların seyahatte ne aradığını öğretti. Endonezya'lıların Türkiye'ye olan ilgisini görmek, benim de tersini yapmam gerektiğini gösterdi.
"Esat, sen bu işi çok iyi yapıyorsun. Ama asıl işin Türkleri buraya getirmek olmalı!" diyen arkadaşlarım haklıydı. Endonezya'nın güzelliklerini Türkiye'ye tanıtma zamanıydı.
"Bu deneyim bana gerçek misyonumu gösterdi: Türkleri Endonezya'ya getirmek."
- İlk organizasyon deneyimlerimdenEndonezya'lıları Türkiye'ye götürdüğüm turlar - bu deneyim her şeyi öğretti
Misyonumuz
Sadece seyahat değil, yaşam dönüşümü sunuyoruz. Her turumuz, bir kişinin dünyaya bakış açısını değiştirme potansiyeli taşıyor.
Bizi Yönlendiren Değerler
Bu değerler sadece sözde kalmıyor. Her kararımızda, her turumuzda bu ilkeleri yaşıyoruz.
Samimiyet
Herkes ailemizin parçasıMüşterilik-satıcılık ilişkisi yaşamıyoruz. Herkesi arkadaş, hatta aile gibi görüyoruz. Bu samimiyeti turlarımızda, sohbetlerimizde, WhatsApp mesajlarımızda hissedersiniz. Çünkü gerçek deneyimler ancak gerçek bağlantılarla mümkün.
Şeffaflık
Gizli maliyetimiz yokNe ödeyeceğinizi, neler dahil olduğunu, olası riskleri açık açık söylüyoruz. Gizli maliyet, sürpriz ücret, abartılı vaat yok. Sadece dürüst bilgi ve gerçekçi beklentiler. Bu sayede hiç hayal kırıklığı yaşamıyorsunuz.
Sorumluluk
Güvenliğiniz önceliğimizMacerayı severiz ama güvenliğinizle asla oyun oynamayız. Her lokasyonu bizzat test ederiz, acil durum planlarımız vardır, 24/7 ulaşılabilir oluruz. Ayrıca çevreye ve yerel halka karşı sorumluluğumuzu da asla unutmayız.
Sürekli Gelişim
Her gün daha iyisini öğreniyoruzHiçbir zaman "yeter, her şeyi biliyorum" demiyoruz. Her turdan öğreniyoruz, her geri bildirimden ilham alıyoruz, sürekli yeni yerler keşfediyoruz. Bu sayede size her zaman daha iyi, daha zengin deneyimler sunabiliyoruz.
Vizyonumuz
5 yıl içinde Türkiye'nin en güvenilir ve sevilir Endonezya uzmanı olmak. Sadece tur operatörü değil, kültürel elçi olarak tanınmak.
1000+ Mutlu Gezgin
Her yıl daha fazla insana bu güzel deneyimi yaşatmak
100+ Ada Keşfi
17.000 adanın daha fazlasını birlikte keşfedelim
Kültürel Köprü
Türkiye-Endonezya dostluğuna katkıda bulunmak
Sürdürülebilir Turizm
Doğa dostu turizmin öncüsü olmak
Büyük Hayalimiz
"Endonezya denince akla Esat Can Travel gelsin. Her Türk vatandaşı, bu muhteşem ülkeyi bizim gözümüzden görmek istesin. Ve her Endonezya ziyaretimizde, sadece güzel anılarla değil, daha iyi bir insan olarak dönelim."
Bu Hikayenin Parçası Olmak İster misiniz?
Her tur yeni bir hikaye, her gezgin yeni bir dost. Sizin hikajenizi de dinlemek, birlikte yazmak için sabırsızlanıyoruz.